четвер, 4 лютого 2016 р.

sizin ev dağınık mı?

Biz çocuğuz oyun oynamayı çok severiz. Bu eğitimimizin en önemli parçası. Ve oyun oynarken bazen toplu bir oda nasıl olmalı unutuyoruz. Biz tabi ki de odamızı nasıl toplamalıyız öğrenmek istiyoruz ve dağınık bir evde yaşamak çok zor anlıyoruz ama sevgili yetişkinler bize kendi dünyamızı ve kendi düzenimizi kurmak için izin verebilirsiniz değil mi? belki bizim düzenimiz sizinkine benzemez ama bizim gelişimimiz için bu çok önemli bir şey.

Uyumsuz şeyleri birleştirmeyi severiz
Bir bebek, lego parçaları oyuncak bir tencere ile bir kule kurabiliriz
Annemizin kremini koltuk altımıza sürebiliriz mesela
Babamızın maketini parçalara ayırabiliriz...

Bizim yaratıcılık ve düşünme yeteneklerimizi geliştirmemiz açısından önemli şeyler bunlar.

Daha önce söylemiştim size çok mutlu bir çocuğum ben.  dağınıklık yapabilirim ama tek koşulum var: oyun bitince her şeyi toplarım. İki yıl önce benim herhangi bir sorumluluğum yoktu annem ve babam oyuncaklarımı toplamak zorundaydım ama şimdi onları örnek aldım ve nasıl olsa toplamam gerektiğini öğreniyorum. Annem de bana her zaman küçük işler veriyor öğrenmeme yardımcı oluyor, mesela;


  • köpeğime mama vermek
  • kahvaltı için yumurta kırmak
  • meyve salatası gibi basit şeyler hazırlamak ve sonra ailece yemek
  • çatal ve kaşıkları sofraya getirmek
  • annem/babam çamaşır asınca onlara yardım etmek
  • ıslak mendil ile masayı silmek  gibi işler.
Bu beni çok mutlu ediyor ve ailemizin önemli  parçası hissettiriyor. 
  

вівторок, 2 лютого 2016 р.

Çocuk ve hayvan sevgisi hakkında 3 tane şey

Ben hayvanları çok severim. Çünkü onlar da benim gibi bu dünyada yaşıyorlar. Biz insanlar gibi kötülük yapmayı bilmiyorlar, hayvanları sevmeyen onlara kötü davranan anne-babalara-yetişkinlere çok kızıyorum.. Ben  konuda çok şanslıyım çünkü benim annem ve babam hayvanları çok sever.

Ama sanırım herkes benim gibi şanslı değil. Okulumda bir arkadaşım var; Can. Onun annesi köpeklerden çok korkuyor ve sanırım bu hissi Can'a da geçmiş. Okul gezisinde küçük bir sokak köpeği bize yaklaştı, Can roket gibi öğretmenimizin kucağına zıpladı ve bebek gibi ağlamaya başladı. Çok şaşırdım. Köpek havlamamıştı bile neden korktu ki Can bu kadar ?
Sonra Can anlattı: Köpekler ısırırlarmış diye, annesi söylemiş. Çok dikkatli olmalıymışız köpek görünce. İyi de küçük sevimli bir köpek yürüyordu sadece yanımızda..


Akşam babamla konuştum. Bazen insan korkularını kontrol altında tutamazmış dedi. Korkular da bulaşıcı bir şey olabilirmiş. Bence Can'a tam da böyle oldu.

Ben Can'ın yerinde olsam köpeklerin gözlerine bakardım önce, ve sonra bu köpek bana nasıl  zarar verebilir diye sorardım kendime. (Ben akıllı bir çocuğum ve biliyorum ki köpekler bazen ısırabilir. Ama böyle köpekler de tedavi edilebilir bence. Ama sadece ilaç tedavisi ile değil, aynı zamanda sevgi  ile).
Peki sevgili yetişkinler, (Can'ın annesi gibi olanlar özellikle) bütün çocuklar adına size hayvan sevgisi hakkında 3 tane basit şey söyleyebilir miyim?
1.Mikroplar; onlar her yerdedir, sadece hayvanlarda değil, klavyenizin tuşları üzerinde, Ipad'inizin ekranında, otobüslerde hatta hastanelerde bile mikroplar çok fazladır. Babam en çok da para üzerinde mikrop olduğunu söylüyor.. Madem  mikroplarla yaşıyoruz, onlardan korunmak hasta olmamak için de neler yapmamız gerektiğini öğrenmemiz gerek. Mesela hayvanların mikrop ya da hastalığa sebep olduğunu düşünen yetişkinler; sokakta bir köpeği ya da kediyi sevdiğinizi düşünelim eve gittiğinizde ellerinizi sabunlu suyla yıkarsanız hiç bir şey olmaz, inanın bana, bir bilgisayarın klavyesinden size bulaşacak mikroptan daha azdır bir kedi-köpeği sevdiğinizde size bulaşacak olan mikrop. üstelik bir hayvanı sevdiğinizde kalbimizde güzel duygular kalır, size mutluluk verir..
2. Hayvan korkumuz;
 Biz korkusuz insanlar olarak doğuyoruz, bizim korkularımız sizden kaynaklanıyor, Siz korkmazsınız biz zaten korkmuyoruz ki, lütfen bize korkmayı öğretmeyin. Sevmeyi öğretin.
3. Yetişkinler 'sosyalleşme' kelimesini çok kullanıyorlar. Evet ama daha okula bile gitmeyen biz çocuklar nasıl sosyalleşelim söyler misiniz? televizyon ve bilgisayarla mı..? İşte hayvanlar bu konuda bize yardım edebilirler, mesela doktorlar sağlık sorunları olan çocukların daha hızlı iyileşmesi için hayvanlarla zaman geçirmelerinin çok faydası olduğunu söylüyor. Hayvanlar kural koymaz, sizi karşılıksız severler. Sorumluluk duygusunu geliştirirler.
Bize doğaya ve gerçek duygulara daha yakın olma şansı verin. Hayvanları sadece çizgi filmlerden gören ve seven çocuklar olmak istemiyoruz biz, onlara dokunmak, sevmek, oynamak istiyoruz..


Merhaba yetişkinler. Ben Ada.

Merhaba yetişkinler.
Ben Ada.  4 yaşındayım. 
Çok mutlu bir çocuğum ben.
Babam ve Annem beni çok seviyorlar ve her istediğimi yapıyorlar.(Hemen hemen her şey) Hmm tamam her şey değil ama çoğunlukla.

En çok oyun oynamayı seviyorum. Ama dünya çok garip bir yer büyükler her gün eğitimin ne kadar önemli olduğundan bahsediyorlar.
Eğitim ve Gelişim. Hem de normal gelişim yetmiyor onlara. Erken gelişim olmalı
Hey, yetişkinler; neden ben erken gelişmek zorundayım?
Annem 'bugünkü şartlar böyle' derdi.

Neyse, madem öyle o zaman eğitimi güzel bir şekilde bize verebilirsiniz değil mi? Mesela; Oyun oynarken, eğlenirken, şarkı söylerken, kah kaha atarken..

İşte babam ve annem beni tam da bu şekilde yetişmeye çalışıyorlar sanırım. Hataları da var tabi, ama ben onların tek çocuğuyum belkide ondan olabilir. Güzel ve eğlenceli eğitim zor bir iş aslında. Onlara yardım etmek için burada yazılar yazmaya karar verdim. 
Bir çocuğun bu konudaki fikrini duymakta fayda var bence. Hemde bir çocuk nasıl mutlu olur bunu yetişkinlere hatırlatmaya istedim. Umarım bunu başarabilirim.